Eğitim Yöneticiliği ve Liderliği PDR mezunlarının hakkıdır. Bu Hak Engellenemez.

Eğitim Yöneticiliği ve Liderliği PDR mezunlarının hakkıdır. Bu Hak Engellenemez.

30 Ocak 2026 tarih ve 33153 sayılı Millî Eğitim Bakanlığı Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği Derneğimiz Eğitim Politikaları Değerlendirme Kurulumuz tarafından incelenmiş olup söz konusu Yönetmeliğin Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanunu ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin ruhunu yansıtmayan düzenlemeler içerdiği görülmüştür. Anılan mevzuat ve akademik çalışmalar ışığında unutulmamalıdır ki

• PDR mezunlarının eğitim yöneticiliğinden dışlanması 657 sayılı Devlet Memurları Kanununda yer alan liyakat ilkesine aykırıdır, kabul edilemez.
• Eğitim Bilimlerinde Türkiye’nin Dünya’daki başarısının mimarı PDR’dir.
• PDR hizmetleri ve Psikolojik Danışman & Rehber Öğretmenler öğretim ya da müfredatın tamamlayıcısı değil eğitimin dayandığı temeldir.
1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu incelendiğinde, PDR hizmetlerinin neden bir “ek” değil, sistemin ana omurgası olduğu şu üç temel ilke ile açıkça kanıtlanabilir:

1. “Yöneltme” İlkesi (Madde 6): Kanun, eğitimin temel amacını bireylerin ilgi, istidat ve kabiliyetlerini geliştirerek hayata hazırlamak olarak tanımlar.
• Bir çocuğun yeteneğini keşfetmek ve onu doğru mesleğe/okula yönlendirmek, müfredatın (Matematik, Tarih vb.) tek başına yapabileceği bir iş değildir. Bu, doğrudan PDR hizmetlerinin uzmanlık alanıdır. PDR olmadan “Yöneltme” ilkesi kağıt üzerinde kalır.

2. “Fırsat ve İmkân Eşitliği” (Madde 8): Eğitimde fırsat eşitliği sadece maddi imkânlarla ilgili değildir. Maddi durumu iyi olup psikolojik desteğe muhtaç olan veya öğrenme güçlüğü çeken bir çocuğun bu engellerinin kaldırılması da bu ilke kapsamındadır.
• Sosyo-ekonomik veya psikolojik engellerin tespit edilip iyileştirilmesi süreci, PDR’yi kanunun “eşitlik” vaadini gerçekleştiren en temel mekanizma yapar.

3. “Ferdi ve Toplumu Mutlu Kılma” Amacı: Kanunun genel amaçlarında eğitimin bireyi “beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımından dengeli ve sağlıklı şekilde geliştirmesi” vurgulanır.
• Ruh ve duygu bakımı, akademik müfredatın doğrudan konusu değildir. Bu dengeyi kuran disiplin PDR’dir. Dolayısıyla PDR, kanunun nihai hedefi olan “sağlıklı kişilik” inşasının mimarıdır.

Sonuç olarak, çocuğun üstün yararı, sosyal ve dijital riskler, bütüncül şahsiyet gelişimi, aile ve değerler eğitimi ve diğer koruyucu, önleyici ve gelişimsel yaklaşımlar açısından mevcut yönetmelik eğitim yöneticiliğinin ve liderliğinin şartlarını karşılamaktan uzaktır. Konuya ilişkin hukuki süreç başlatılmış olup takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Eğitim Yöneticiliği ve Liderliği, yetkinlik ve yeterliliklerimizin yanında çocuğun üstün yararı ilkesi uyarınca PDR mezunlarının hakkıdır.
Türk PDR Derneği olarak #normveötesi anlayışıyla Türkiye’de Psikolojik Danışmansız tek bir okul kalmayıncaya dek koruyucu, önleyici ve gelişimsel hizmetleri önceliklendirmeye ve ana akımlaştırmaya yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz.

Bu gönderiyi paylaş