23. Uluslararası Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresi Sonuç Bildirgesi

23. Uluslararası Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresi Sonuç Bildirgesi

23. Uluslararası Psikolojik Danışma ve Rehberlik Kongresi 13- 15 Haziran tarihlerinde İstanbul Kültür Üniversitesi’nde 681 katılımcı ile 5 panel, 17 çalıştay ve 280 bildiri sunumu ile gerçekleştirilmiştir. Bildiriler, ‘Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetlerinin koruyucu, önleyici ve gelişimsel boyutları’, ‘Psikolojik Danışma eğitimi, uygulaması, süpervizyonu ve akreditasyonu’, ‘Okul, Kariyer, Aile, Evlilik ve Çift’, ‘Rehabilitasyon’, ‘Bağımlılık’, ‘Klinik ve Ruh Sağlığı’ alanında ve ‘Zorlayıcı Yaşam Olaylarında Psikolojik Danışma ve Rehberlik Hizmetleri’ başlıklarında gerçekleştirilmiştir.

“İnsan ve Toplum Perspektifinden Sürdürülebilir Kalkınma”nın ele alındığı panelde, sürüdürülebilir kalkınma kavramı  ekonomik, çevresel ve toplumsal boyutlarıyla, özellikle  insan ve toplum boyutlarıyla  tartışılmıştır.  Sürdürülebilir kalkınma 2030 hedeflerinden, herkes için daha nitelikli bir eğitim, eşitsizliklerin azaltılması, herkes için sağlık ve daha kaliteli bir yaşam, insana yakışır iş gibi başlıkların alanımızla örtüştüğü ifade edilmiştir.

Psikolojik danışmanların bu başlıklar bağlamında, dezavantajlı kesimlerin haklarının korunması, toplumsal fırsatlara erişebilmeleri için onlara rehberlik yapması, onların desteklemeye yönelik hizmetlerin önemi vurgulanmıştır. Özellikle nitelikli bir kariyer psikolojik danışmanlığı yapılarak dezavantajlı öğrencilerin iş ve çalışma yaşamına katılımlarının desteklenerek yoksulluk ve bunun getirdiği yoksulluk döngüsünün kırılabileceği değerlendirilmiştir. Bu panelde, özünde insanın pozitif gelişimi ve iyilik halini desteklemek olan psikolojik danışma ve rehberlik alanının sürdürülebilir kalkınmanın, “hiç  kimseyi geride bırakma”mottosu ile büyük ölçüde örtüştüğü vurgulamıştır. Psikolojik danışmanların sürdürülebilir kalkınma hedeflerinden insan ve toplumla ilgili  tüm hedeflerin gerçekleştirilmesine önemli roller alabileceği tespiti yapılmıştır. Bu bağlamda psikolojik danışma ve rehberlik hizmetlerinin güçlendirilmesi, eğitim standartlarının geliştirilmesi ve isdihtam olanaklarının artırılması önerilmiştir.

Sürdürülebilir kalkınmanın kamusal politikalar ışığında tartışıldığı bir diğer panelde,  Sürdürülebilir kalkınmanın ülkemiz için önemi ve tarihsel süreci, sosyal kalkınmanın iktisadi ve çevresel olarak ele alınmasını yanında sosyal boyutlarıyla da ele alınmasının gerekliliği, ülkemizde bireyin iyi oluşunu sağlayacak ve artıracak  uygulamaların yaygınlaşması,  sağlıklı ve kaliteli hayat hedefi kapsamında değerlendirilerek  gençlere sunulacak koruyucu, önleyici ve gelişimsel hizmetlere değinilmiştir. Ayrıca Üniversitelerin PDR Merkezleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri’nde sunulan PDR hizmetlerinin etkililiği ve verimliliğini artırmaya yönelik iyi uygulama örnekleri paylaşılmıştır.  Nitelikli ve kapsayıcı  eğitim hedefi kapsamında eğitim ortamlarında  sunulan bütünleştirilmiş eğitimin sosyal duygusal gelişime yönelik katkısını vurgulanmıştır. Barış adalet ve güçlü kurumlar başlığı altında kırılgan gruplarla yürütülen adli süreçlerde pedagogların yetkinliklerin ve yeterlilikleri çocuğun yüksek yararı gözetilerek ele alınmıştır.

‘Bireyle Psikolojik Danişma Uygulamasi ve Süpervizyonu:  En İyi Uygulamalar Kılavuzu’ konulu  panelde, tüm eğitim düzeylerinde bireyle psikolojik danışma uygulamalarının nitelikli biçimde yürütülmesine yönelik önerileri içeren kılavuz tanıtılmıştır. Paylaşılan bu kılavuzun hazırlanmasında son 25 yıldır ülkemizde gerçekleştirilen Psikolojik Danışman Eğitimi ve Süpervizyonu’nu konu alan araştırmaların sonuçlarından yararlanıldığı vurgulanmıştır. Kılavuzun; Bireyle Psikolojik Danişma Uygulamasi ve Süpervizyonu sürecinin planlanmasından değerlendirilmesine kadar her aşamasının nasıl yürütülmesi gerektiğine yönelik açıklamaları içerdiği paylaşılmıştır. Ayrıca bu uygulamalarda sorumlu olan kişiler ve birimler tanıtılarak, bireyle Psikolojik Danişma Uygulamasi ve Süpervizyonu’nun nitelikli olarak gerçekleştirilmesinde tüm yönetim kademelerinin (YÖK, Dekanlık, Bölüm ve Anabilim Dalı Başkanlığı) desteği ve iş birliğinin gerekliliği vurgulanmıştır. Panelde ayrıca bu sürecin kongrenin ana teması olan sürdürülebilirlikle ilişkisine vurgu yapılmış ve süpervizyon süreçlerinin çokkültürlü doğası ile hak savunuculuğu rolünün önemi vurgulanmıştır.

Eğitim fakültesi dekanlarının katıldığı ‘Yönetimsel Süreçler ve PDR Programı Uygulamaları’ konulu panelde ise  öğrenci dekanlığının yaygınlaştırılmasının gerekliliği ifade edilmiştir. Programlar için akreditasyon süreçlerinin önemi ele alınmış ve tüm programlarda yaygınlaştırılmasının gerekliliği vurgulanmıştır. Ayrıca psikolojik danışman eğitim standartlarının geliştirilmesi ve uygulanmasında yönetimsel katkıların sağlanmasının önemi ile  PDR programında nitelik ve nicelik sorunları da ele alınmıştır. Dekanların Psikolojik Danışmanlık alanından olmasının mesleki becerilerin yönetsel becerilere yansıması sonucunda sorunlara çözüm bulma sürecinde yararları ortaya konulmuştur.

Pozitif psikoloji ve iyi oluş konusunun ele alındığı son panelde ise pozitif psikolojinin zemin kavramlarından birisi olan iyi oluş kavramı çeşitli boyutları ile değerlendirilmiştir. Öncelikle iyi oluş kavramının psikolojik  iyi oluş, öznel iyi oluş, manevi iyi oluş ve sosyal iyi oluş kavramları boyutları açıklanmış, ardından iyi oluşu  geliştirme stratejileri üzerinde durulmuştur. İnsanlarda iyi oluşun  sürdürülebilirliği için neler yapılabileceği ile ilgili iyi örnekler sunulmuştur. Pozitif psikoloji ve iyi oluşun   akademik çalışmalarda ve alandaki uygulamalardaki gelişimi  üzerine tartışmalar gerçekleştirilmiştir.

Bu gönderiyi paylaş

X