Açılış Konuşması
Sonuç Bildirgesi
Toplantı programı
Katılımcı listesi
Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği
Genel Başkanı
Prof. Dr. Binnur Yeşilyaprak’ın PDR Anabilim Dalı
Başkanları Toplantısı VII’nin Açış Konuşması
14 Mart 2008 Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Samsun
Değerli Katılımcılar,
Alan akademisyenlerinin anabilim dalı başkanları
düzeyinde bir araya gelerek ülkemizde PDR eğitimini
irdeleme, geliştirme, ortak standartlar oluşturma
amacıyla 2000 yılında başlattıkları toplantıların
yedincisini gerçekleştirmek üzere bir aradayız.
Öncelikle, toplantıyı organize eden ve ev sahipliği
yapan Ondokuz Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof.Dr.Ferit
BERNAY’a, Eğitim Fakültesi Dekanı Prof.Dr.Hüseyin
KALKAN’a anabilim dalı başkanı Prof.Dr. Kurtman
ERSANLI’ya ve Eğitim Fakültesinde ilgili alan
öğretim elemanlarına teşekkürlerimizi sunuyorum.
Ben bu konuşmamda başta ABD başkanları toplantıları
olmak üzere Türk PDR-DER’in çalışmaları hakkında
kısaca bilgi vererek ülkemizde psikolojik danışma ve
rehberlik alanına ilişkin, yapılan faaliyetler
bağlamında bir çerçeve oluşturmaya çalışacağım.
Üniversitelerdeki PDR lisans ve lisansüstü eğitimi
yürüten ABD başkanlarının bir araya gelerek, başta
eğitime ilişkin olmak üzere mesleğe yetişme ve
istihdam sorunlarının tartışıldığı ilk toplantı
2000 yılında Çukurova Üniversitesinde
başlatılmıştır.
İki yıllık bir aradan sonra ikinci toplantı
23-24 Ekim 2003’de Konya’da Selçuk
Üniversitesinde gerçekleştirilmiş ve ABD
başkanlar toplantısının her yıl yapılması
kararlaştırılmıştır.
Üçüncü toplantıya, 29-30 Nisan 2004’de
Denizli’de Pamukkale Üniversitesi ev
sahipliği yapmıştır.
Dördüncü toplantı 10-12 Kasım 2005’de
Karadeniz Teknik Üniversitesinde; Beşinci
toplantı ise 10-11 Temmuz 2006’da Malatya’da
İnönü Üniversitesinde,YÖK başkanvekili Prof.Dr.İsa
EŞME’nin de katılımıyla; altıncı toplantı
23-24 Mart 2007’de Gazi Üniversitesi’nde
gerçekleştirilmiştir.
Her toplantıya ABD başkanı ve/ veya temsilcisi
düzeyinde ortalama 25-35 delege katılmıştır.
Toplantılarda belirlenmiş olan gündeme göre ilgili
kişi ve komisyonlar çalışmalarını sunarak tartışmaya
açılmış ve alınan kararlar sonuç bildirgesi ile
yayınlanmıştır. Genel olarak önceki beş toplantıda
PDR elemanlarının sahip olması gereken yeterlikler
tartışılarak lisans eğitim programları irdelenmiş ve
ortak bir PDR lisans programı üzerinde anlaşmaya
varılarak kur tanımları hazırlanmıştır. Bu ortak
programın üniversitelerce,gerektiğinde % 15-20
değiştirilerek benimsenmesi ve uygulamaya konması
üniversitelerimizin bazılarında
gerçekleştirilmiştir. Böylece programlar arasında
paralellik oluşturularak akreditasyonun sağlanması
ve lisans eğitimininin niteliğini geliştirme
amaçlanmıştır. Yine bu toplantılarda gündeme alınan
lisans üstü eğitime ilişkin kriterler, tezli ve
tezsiz yüksek lisans ve bilimsel hazırlık ile
doktora programları üzerindeki çalışmalar
sürmektedir. Dördüncü toplantıda tezsiz yüksek
lisans programı üzerinde de uzlaşma sağlanmış, tezli
yüksek lisans programlarına ilişkin komisyonlar
oluşturulmuştur.Beşinci ve altıncı toplantılar
YÖK’ün gündemindeki Eğitim Fakülteleri lisans
programlarını yenileme girişimleri bağlamında; PDR
lisans programlarının bir öğretmenlik programı
olmadığının savunulması ve yeterlik alanlarımıza
dayalı olarak ortak uzlaşma ile hazırlanan PDR
lisans programının YÖK tarafından kabul edilmesi
çabaları ile geçmiştir.
Ayrıca, ABD yerine bölüm olma, anabilim dalının
ismi, mezunların istihdamı ve unvan sorunu, meslek
odası yasa tasarısı, alandışı atamalar, etik
kurallar gibi konu ve sorunlar ele alınarak çözüm
stratejileri tartışılmış ve ortak ilkeler
benimsenmiştir.
Bu toplantıları,PDR alanında yurtiçi ve yurtdışı
eğitimleri ve deneyimleri ile alanda uzun yıllar
öğrenen-öğreten-uygulayan akademisyenler olarak, PDR
alanının gelişimine yönelik duyduğumuz sorumluluğun
sonucu,herhangi bir üst otoritenin yönlendirmesi
olmaksızın tamamen ‘gönüllülüğe’ dayalı olarak
gerçekleştirmekte olduğumuzu önemle vurgulamak
istiyorum.
Türk PDR-DER ise bu toplantılarda alınan kararlar
doğrultusunda uygulamaları yürütme, koordinasyon ve
izleme görevini sürdürmektedir.
Türk PDR-DER’in Kuruluşu ve Faaliyetleri
Türk Psikolojik Danışma ve Rehberlik Derneği; bir
mesleki kuruluş olarak;
“
Bu alanda çalışanlar arasında birlik, beraberlik ve
mesleki dayanışma sağlayarak, Psikolojik Danışma ve
Rehberlik bilim dalının ve meslek alanının ülkemizde
gelişmesini sağlamak” amacıyla 1989 yılında
kurulmuştur. Derneğimiz;
·
Psikolojik Danışma ve Rehberlik alanında
çalışanların sosyal, bilimsel, mesleki, kültürel
yönden gelişmelerine yardım etmek.
· Meslek
üyelerinin haklarını korumak ve savunmak.
· Psikolojik
Danışma ve Rehberlik alanında kuramsal ve uygulamalı
çalışmalarla oluşan birikimin toplum yararına
kullanılmasını sağlamak için, ilgili tüm alanlarda
etkinliklerde bulunmayı amaçlamaktadır.
Faaliyetleri:
1- Bu amaçlarına yönelik olarak, kurulduğu
günden beri aktif olarak çalışmalar yapan
derneğimizin en önemli etkinliklerinden biri 1990
yılından beri düzenli olarak yayınladığı
Psikolojik Danışma ve Rehberlik Dergisidir. En
son 29.sayısını yayınladığımız bu dergi bilimsel bir
yayın olarak alanımızdaki akademik çalışmaların,
bilimsel araştırmaların izlenmesi için önemli bir
başvuru kaynağıdır. Dergimizin uluslar arası
indekslerde taranması için gerekli çalışmalar
sürdürülmektedir.
2- Derneğimiz yine yılda iki kez olmak
üzere, daha çok uygulamanın içindeki psikolojik
danışmanlara yönelik olarak, faaliyetleri,
uygulamaları, yeni yayınları tanıtan ve etkinlikleri
duyuran bir dergi niteliğindeki Türk PDR-DER
bülteni 16.sayısına ulaşmıştır.
3- Kuşkusuz dernek organizesiyle
gerçekleşen en önemli etkinliklerden biri iki yılda
bir ulusal düzeyde, yabancı konuk konuşmacıların
katılımıyla gerçekleşen “Ulusal Psikolojik
Danışma ve Rehberlik Kongreleri”dir. 1991
yılında ilki gerçekleşen kongrelerimizin 9.su Ekim
2007’de Dokuz Eylül Üniversitesinde
gerçekleştirilmiştir.
4- Alan akademisyenleri olarak bizlere umut
ve heyecan veren bir diğer kongre ise 4 yıldır PDR
Öğrencilerinin yine derneğin organizesinde
düzenledikleri Ulusal Kongrelerdir.V.Ulusal PDR
öğrencileri kongresi Temmuz 2008 tarihlerinde
Adana’da Çukurova,, Üniversitesi, Eğitim
Fakültesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilecektir.
5- Bir diğer ulusal düzeyde organize ile
sürdürülen faaliyetimiz ise, Mersin
Üniversitesinin önerisi ile başlatılan ve 2006 da
ilki gerçekleştirilen, Haziran 2008’de Seçuk
Üniversitesinde ikincisi gerçekleştirilecek olan“Ulusal
PDR Uygulamaları Sempozyumu”dur.
Kongrelerimizin alanımızın gelişmesine bilimsel
düzeydeki katkıları kadar, alandaki sorunlara çözüm
arama, uygulamaya dönük yeni çalışmaları paylaşma,
birlik ve beraberlik duygularını pekiştirip
güçlenme ve mesleki kimliğimizi kamuoyuna tanıtma
açısından çok önemli bir işlevi vardır.
6- Meslekleşme sürecinde önemli bir kriter
olan “meslek etiği ” oluşturabilmek için 1995
yılında derneğimiz tarafından, alan
akademisyenlerince Etik Kurallar oluşturulmuş ve
yayınlanmıştır.2006 yılında Etik Kurallar yeni bir
akademik komisyonca güncellenip geliştirilerek
yeniden yayınlanmıştır. Ayrıca dernek, alan
uygulayıcılarına yönelik gelen şikayetleri
inceleyerek etik süreci işleten bir “Etik
Kurul”a sahiptir.
7- Derneğimizin çalışmaları arasında, alan
elemanlarına yönelik hizmet-içi eğitim seminerleri,
okullara,kamu ve özel kuruluşlara yönelik
konferanslar, paneller, toplantılar ve danışmanlık
hizmetleri, “ana-baba okulu” gibi uygulamalar yer
almaktadır.
8- Birçok
kamu, özel ve resmi kuruluşla uzmanlık ilişkilerini
sürdüren ve danışmanlık hizmeti veren derneğimiz
aynı zamanda alanında uluslar arası kurum (örneğin:
CACREP, NBCC, ISPA vd) ve kişilerle işbirliği
yaparak gerek alanın gelişimi, gerekse alan
elemanlarının özlük hakları ile ilgili çalışmaları
sürdürmektedir.
Ulusal Ruh Sağlığı Politikası, Psiko-Sosyal Destek
Projeleri ve Eğitim ile ilgili birçok projede yer
alarak katkı sunmaktadır.
Halen genel merkezin dışında İstanbul, Adana,
Eskişehir,Samsun ve İzmir olmak üzere 5 şube ve
üniversitelerdeki temsilcilikleriyle, psikolojik
danışma ve rehberlik alanındaki akademisyenleri,
alanda çalışan elemanları ve öğrencileri birleştiren
bir mesleki örgüt olan Türk PDR-DER, gerek devlet
kurumları, gerekse özel kurumlar karşısında son
derece saygın bir konuma gelmiştir.
Derneğimizin tüm çabası ve amacı, alanımızın
Türkiye’de “Profesyonel bir meslek” olarak tanınıp
kabul edilmesini sağlamaktır. Çünkü bu gün toplum
olarak yaşadığımız pek çok sorun, “İnsana değer
veren ve insanca yaşama koşullarını sağlayabilen”
sosyal, siyasal ve ekonomik düzeye ulaşmamış
olmamızdan kaynaklanmaktadır. Alanımız
açısından bu sorunlara temel çözüm yaklaşımımız
“gerek ailede ve gerekse eğitim sürecinde demokratik
ve bireyi merkez alan anlayışı
gerçekleştirebilmektir.” PDR alanı, bireye değer
veren, kabul eden ve onun gelişimine uygun
koşulların oluşturulmasını sağlayarak her bireyin
kendini gerçekleştirmesine yardım eden psikolojik
destek hizmetlerini kapsamaktadır.
Türk PDR-DER’den Beklenen
Mesleki örgütlenmemizin 18. yılını tamamlayarak
ulaştığımız bugünkü konumla Türk Psikolojik Danışma
ve Rehberlik Derneği, alandaki sorunların çözümü
için gerekli stratejiler oluşturma, ilgili kurumlar
arasında işbirliği ve koordineyi sağlama,
gelişmeleri izleme ve değerlendirme işlevini
sürdürecektir.
Bu
işlevini, ülkemizde PDR hizmetlerinin, topluma ve
bireylere yeterli bir düzeyde sunulması için
üstlendiği misyon çerçevesinde gerçekleştirmesi
beklenmektedir.
Ülkemizde psikolojik danışma ve rehberlik alanında,
yasalarla belirlenmiş genel bir tanımı olmadığı
sürece, bu mesleğin, bağımsız meslek icrası için
yeterliliği onaylanmamış kişilerce kötüye kullanımı
söz konusudur.
Türkiye’nin batıya açılma sürecinde olduğu şu
günlerde, psikolojik danışma ve rehberlik alanında
da çağdaş standartların uygulanması gerekliliğine
bağlı olarak bu alanda verilen hizmetlerin koşul ve
esaslarının belirlendiği bir “Meslek Yasası”na
acilen ihtiyaç duyulmaktadır. Bu konuda, demeğimizce
hazırlanan yasa taslağımız, uzun bir geliştirme
süreci sonunda son şekli ile alan elemanlarının
onayına sunulmuş ve gerekli hazırlıklardan sonra
TBMM’ne başvuru süreci başlatılmıştır.
Kuşkusuz ki, profesyonel bir meslek olarak kabul
edilebilmek, bu yolda her birimizin sorumluluk ve
çabalarının birleştirilmesi ile hız kazanacaktır.
Daha sağlıklı bir toplum istiyorsak bu hizmetleri
istenilir düzeye çıkarmak zorundayız. Bu hizmetleri
eğitimde ve eğitim dışında her bireye yeterli
şekilde sunmak zorundayız.
Bu
alandaki sorunlar eğitimin sorunlarıdır, toplumun
sorunlarıdır, bireyin sorunlarıdır. Ve bizler bu
sorunların çözümünde gerekli bilgi ve deneyim
birikimine sahip akademisyenler olarak sorumluluk
üstlenmek istenciyle buradayız
İnanıyorum ki bu toplantıda yapılan çalışmalar ve
alınan kararlar Türkiye’de PDR alanının gelişim
sürecinde önemli bir yere sahip olacaktır.
Başarılı bir toplantı dileğiyle, hepinize saygılar
sunuyorum.