Türk PDR-DER eski Başkanı Binnur Yeşilyaprak’ tan
VEDA KONUŞMASI
Değerli meslektaşlarım, PDR alanına gönül
verenler!
Türk PDR-DER başkanlığı görevini 5 yılı aşan bir
süre yürüttüm. Öncelikle, bu onurlu görevi yapma
fırsatı sağlandığı için kendimi şanslı gördüğümü
belirtmek isterim. Benimle çalışan meslektaşlarıma,
beni destekleyen üyelerimize, beni “şımartan” PDR
öğrencilerine yürekten teşekkür ediyorum. Bu 5 yılda
yaşamımın çok önemli deneyimlerini kazandığımı, bu
yaşantıların beni eğittiğini, olgunlaştırdığını ve
zenginleştirdiğini söyleyebilirim.
Bellek arşivimde öyle çok fotoğraf birikti ki
istediğim zaman göz atıp anımsayacağım ve
gülümseyeceğim. Örneğin; elimde megafon ile Milli
Eğitim Bakanlığı önünde basın açıklaması yapmak;
üstelik polis kordonu arasında ve panzerlerin
önünde!..
Evimin kapısında “Bahçeli Karakoluna gelmemi”
isteyen duyuru kağıtları bulmak ve acaba yine ne
oldu diye hafta sonunu kaygı ile geçirmek.
Dergi niteliğine dönüştürdüğümüz bülteni resmi
yerlere bildirmediğimiz için “yayın hakları
kanunu”na muhalefetten Adliye’de hakim karşısına
çıkmak…
Yaşanan birçok olayda meslektaşlarımın;
“ Dernek ne yapıyor?”
“Dernek neden hakkımızı aramıyor?” tepkilerini
göğüslemek ve pek de hak etmediğimi düşündüğüm
eleştirilere uğramak.
Tüm bunlar, itiraf etmeliyim ki, DAYANIKLILIĞIMI
artırdı!
Kuşkusuz zorlu yaşantılara dayanmamı sağlayan, çok
olumlu, güzel yaşantılar, umudumu tazeleyen, yaşama
sevincimi artıran mutlu olaylar, coşkulu paylaşımlar
yaşadım. Bunlar belki de sayılamayacak kadar çok…
Gittiğim her yerde meslektaşlarım, alan uzmanları,
PDR öğrencileri tarafından büyük bir ilgi ile
karşılanmak, özenle ağırlanmak, takdir edilmek, yan
yana resim çektirmek… Bütün bunlar, kendimi çok
ÖNEMLİ hissetmemi sağladı, ANCAK benden çok şey
beklendiğini görüp beni kaygılandırdı, uykularımı
kaçırdı! Hep “yeterince çalışıyor muyum? diye
kendimi sorgulamaya yöneltti.
Bu beş yılda yönetim kurulu yenilenerek, bazıları
ayrılıp bazı yeni katılımlarla ve bize destek olan
kurullar ve komisyonlarla görevimizi sürdürdük.
Öncelikle,
• Çalışma sistemini yapılandırmaya, örgütleme
sistemini geliştirmeye yönelik çalışmalar yapıldı ve
bu amaçla;
-RAM’larla iletişim sürekli hale getirildi
-Üniversite temsilcileri oluşturuldu
-ABD başkanları ile iletişim ağı kuruldu.
• Kurullar ve komisyonlarla sistematik bir
çalışma düzeni sağlandı. Bu amaçla;
-Akademik Yayın kurulu
-Danışma Kurulu
-Etik Kurul
-Eğitim Komisyonu
-Bülten Komisyonu
-Meslek Odası Komisyonu
-Özlük hakları komisyonu oluşturularak, geniş
katılımlı ve işbirliğine dayalı çalışma ağı
geliştirdik.
• Dernek yayınları artırıldı, Akademik Dergi ve
Bültenin dışında uygulama serisi ve diğer yayınlar
ile yayın sayısı çoğaltıldı ve pek çok
organizasyonda tanıtım ve satış standları açılarak
yayınlar ilgilenenlerin hizmetine sunuldu.
• Derneğin alanı kucaklama misyonunu yaşatmak
için: Akademisyenler-Alan uygulamacıları-öğrenciler
ile bütünleşme ve iletişim bağları güçlendirildi. Bu
amaçla;
-RAM ziyaretleri
-Rehber öğretmenlere seminerler ve konferanslar
-Öğrenci söyleşileri ile alanda çalışanlar arasında
dinamik bir etkileşim sağlandı.
• Dernek olarak kamu ve özel kurumlarla
ilişkileri sürdürmek, temsil edilmek, tanınmak ve
istihdam alanlarımızı genişletmek ile ilgili
çabalar, çalışmalar ile meslek alanı olarak
kamuoyunda saygın bir yer edinmek, görünür ve
bilinir olmak amaçlandı.
• Kongreler, toplantılar, eğitimler, seminerleri
aralıksız sürdürüldü (bunlar bültenlerimizde
ayrıntıları ile yer almaktadır).
-İki yılda bir gerçekleşen Ulusal PDR kongresi
dışında PDR Uygulamaları Kongresi, PDR Öğrencileri
Kongresi ve ABD Başkanları toplantıları düzenli bir
şekilde periyodik olarak yapılır duruma geldi .
• Beş yılda şube sayısını 5’e çıkardık, üye
sayısını 3’e katladık
• Meslek Odası Yasa Tasarısını TBMM’ne sunduk ve
meslek odası olma sürecini başlattık.
• Ulusal Ruh Sağlığı Politikası,
-Kızılay’ın Afetlerde Psikososyal Hizmetler Birliği
Protokolü,
-İŞ-KUR Mesleki Rehberlik Hizmetleri ve Personel
Eğitimi,
-Emniyet Teşkilatında “Rehberlik ve Danışmanlık
Şubeleri” Personel Eğitimi.
-Aile ve Sosyal Araştırmalar Genel Müdürlüğü
Personel Eğitimi
-RTÜK’e danışmanlık hizmeti gibi ulusal düzeyde pek
çok oluşumun içinde yer aldık ve uzmanlık alanımız
çerçevesinde hizmet sunduk.
Bütün bu yoğunluktan ötürü şikayet ettiğim bir anda
genç bir meslektaşımın şu sözü beni kendime getirdi:
“ Hocam, siz bir görev değil, bir misyon
üstlendiniz!” Bu misyonu, bu alana gönül veren her
birimiz üstlenmiş durumdayız aslında. Bu
sorumluluğun bilinciyle davranmak bizim seçimimiz.
Tüm bu telaş içinde sık sık Goethe’nin Faust’unda
dediği şu sözleri anımsadım:
Biliyorum ki ben
Ruhumdan akıp gelmek isteyen
Düşünceler dışında
Hiçbir şeye sahip değilim.
Biliyorum ki ben,
Tatlı bir sevgiyi
Küçük bir sevinci tattığım anlar dışında
HİÇBİR ŞEYE SAHİP DEĞİLİM!
İşte ben de bana duyduğumuz güven ile güçlendim.
Gösterdiğiniz sevgi ile mutlandım. Alana hizmet
edebilmenin bana verdiği doyum ile zenginleştim.
Başkanlığım sırasında herkesten destek gördüm.
İşbirliği davetimi hiçbir meslektaşım geri
çevirmedi. PDR öğrencileri bana sürekli enerji
verdi, motivasyonumu artırdı. Bu süre boyunca
çalışmalarımıza destek veren, katkıda bulunan
herkese çok teşekkür ediyorum. Yüreğim sizlerin
verdikleri ile güçlendi. Umarım sizler de bu
işbirliğinden kendinize pay almışsınızdır.
Bundan sonrada bu alan için çalışmaya “Türk PDR-DER
eski Başkanı” olarak devam edeceğimden kimsenin
kuşkusu olmasın.
HEPİNİZE BİR KEZ DAHA YÜREKTEN TEŞEKKÜRLER. Bu alana
gönül verenler ile her zaman dayanışma içinde
olacağız Bu duygularla hepinizi selamlıyor, yeni
yönetime başarılar diliyorum.
Prof.Dr.Binnur YEŞİLYAPRAK